Editörün Notu
Yıl/Year: 2025• Cilt/Vol: 8 • Sayı/Num:15 • Güz/Autmunn
Editörün Notu
Sevgili okuyucular,
Dijital çağ, bilginin üretimi, dolaşımı ve yorumlanma biçimlerini köklü biçimde dönüştürmektedir. Yapay zekâ sistemlerinden sosyal medya platformlarına, dijital öğrenme araçlarından çevrim içi kültürel pratiklere kadar uzanan bu dönüşüm, yalnızca teknik bir gelişme değildir; aynı zamanda kültürün, bilimin ve kamusal iletişimin yeniden düşünülmesini gerektiren çok katmanlı bir değişim sürecidir. ISophos’un 15. sayısı, bu dönüşümün farklı boyutlarını ele alan üç çalışmayı bir araya getirerek teknoloji, kültür ve bilgi üretimi arasındaki ilişkileri disiplinler arası bir bakışla tartışmayı amaçlamaktadır.
Bu sayının ilk çalışması, Sertaç Dalgalıdere’nin “Kriz Haberciliğinde Üretken Yapay Zekâ: ChatGPT ve Gemini Haber Metinlerinin Karşılaştırmalı Analizi” başlıklı makaledir. Bu çalışma, kriz haberciliği bağlamında üretken yapay zekâ sistemlerinin rolünü incelemektedir. Aynı afet senaryosu üzerinden iki büyük dil modelinin ürettiği haber metinlerini karşılaştıran araştırma, yapay zekâ destekli gazeteciliğin normatif boyutlarını tartışmaktadır. Özellikle nesnellik, doğrulama ve etik sorumluluk gibi gazetecilik ilkelerinin algoritmik sistemler tarafından nasıl yeniden üretildiği sorusu çalışmanın merkezinde yer almaktadır. Araştırma, üretken yapay zekânın yalnızca teknik bir araç olmadığını; aynı zamanda haber üretim süreçlerinde yeni bir editoryal ekosistem oluşturduğunu göstermektedir
İkinci makale, Hatice Sarıyar’ın “Dijital Alt Kültür Olarak TikTok Platformunun Analizi /An Analysis of the TikTok Platform as a Digital Subculture” başlıklı çalışmasıdır. Bu makale, TikTok’u yalnızca bir eğlence uygulaması olarak değil, dijital alt kültürlerin üretildiği ve dolaşıma girdiği bir kültürel temsil alanı olarak ele almaktadır. Netnografik gözlem ve içerik analizi yöntemleriyle yürütülen çalışma, platformun algoritmik yapısının gündelik kültürel pratikleri nasıl şekillendirdiğini ve “banallik kültürü” olarak adlandırılan yeni ifade biçimlerinin dijital dikkat ekonomisi içinde nasıl görünürlük kazandığını ortaya koymaktadır.
Üçüncü çalışma ise Neslihan Köşger ve Aslı Görgülü’nün “Bilimin Doğası Dersindeki Felsefi ve Bilimsel Kitaplara Yönelik Fen Bilgisi Öğretmen Adaylarının Görüşleri” başlıklı makalesidir. Eğitim alanına odaklanan bu araştırma, Web 2.0 araçlarıyla desteklenen öğretim ortamlarında fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimsel düşünme becerileri, bilim felsefesi kavrayışları ve öğrenme motivasyonları üzerindeki etkileri incelemektedir. Bulgular, felsefi ve bilimsel okumaların fen eğitimine entegre edilmesinin öğrencilerin bilimi tarihsel, kültürel ve epistemolojik bağlamları içinde kavramalarına önemli katkılar sunduğunu göstermektedir.
Bu üç çalışmada, dijital çağda bilginin üretimi ve dolaşımıyla ilgili üç temel alanın kesiştiği görülmektedir: medya, kültür ve eğitim. Yapay zekâ destekli haber üretimi, algoritmik platform kültürü ve dijital öğrenme ortamları, günümüz toplumunda bilginin nasıl üretildiğini, paylaşıldığını ve anlamlandırıldığını yeniden şekillendirmektedir. Bu bağlamda ISophos’ un 15. sayısı, teknolojik dönüşümün yalnızca araçsal değil aynı zamanda epistemolojik ve kültürel sonuçları olduğunu vurgulayan çalışmalarla okuyucularına düşünsel bir tartışma zemini sunmaktadır.
Bilgi üretiminin giderek daha fazla dijital ağlar içinde gerçekleştiği bir dönemde, eleştirel düşünceye ve disiplinlerarası diyaloğa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. ISophos, bu ihtiyaca katkı sunmayı ve teknoloji, toplum ve düşünce arasındaki ilişkilere dair eleştirel bir perspektif geliştirmeyi amaçlamaya devam edecektir.
ISophos hayata bilimsellik, bilime hayat katar. İyi okumalar.
ISophos – Editör
Prof. Dr. Şevki IŞIKLI
