Editörün Notu

Yıl/Year: 2025• Cilt/Vol: 7 • Sayı/Num:14 • Yaz/Summer

Editörün Notu

Teknolojinin yalnızca bir araç ya da nötr bir ortam olmadığını artık biliyoruz. Dijitalleşme, insanın davranışını, toplumsal tahayyülünü ve hakikatle kurduğu bağı derinden dönüştüren bir kuvvet olarak işliyor. ISphos Dergisi’nin 14. sayısı, dijital dünyanın üç farklı yüzüne eğilerek çağın ruhunu anlamaya yönelik dikkatli bir düşünsel alan açıyor. Her makale, kendi disipliner kavrayışı içinde aynı temel soruyu yankılıyor: Dijital teknoloji insanı, toplumu ve anlamı nasıl yeniden kuruyor? Aşağıda, bu sayının üç makalesine ilişkin genel çerçeveyi bulabilirsiniz.

Zerrin Yıldırım, Sude Kaya, Büşra Kılıç, Beyza Yıldırım “Dijital Obezitenin Lise Öğrencilerinde Sınıf İçi Akran Etkileşim Kalitesi Üzerindeki Etkileri” konusunda, insan davranışındaki incelikli kırılmaları ölçülebilir bir modelle görünür kılıyor. “Dijital obezite” terimi, kullanıcının ekranla kurduğu yoğun ilişkiyi yalnızca bir bağımlılık olarak değil; zihinsel doygunluk, dikkat yorgunluğu ve sosyal duyarlılık kaybı gibi çok katmanlı bir fenomen olarak kavramamıza imkân veriyor. Araştırmanın bulanık mantığa yaslanan metodolojik yaklaşımı, teknoloji maruziyetinin pedagojik ve psikososyal sonuçlarını keskin kategoriler yerine akışkan olasılıklar üzerinden yorumlama olanağı sunuyor. Elde edilen bulgular, dijital ortamın öğrenciler arası iletişimi daralttığını gösterirken bireyin bedensel ve duygusal ritminin de teknoloji tarafından yeniden ayarlandığına işaret ediyor.

Neslihan Köşger, “Ütopya mı, Düşünce Deneyi mi? Platon’un Devlet’ini Anakronizm Eleştirisiyle Yeniden Okumak” başlıklı makalesinde, Platon’un Devlet’ini modern siyaset düşüncesinin kalıplarından arındırarak kendi felsefi evreninde yeniden konumlandırıyor. Anakronizmin ürettiği anlam kaymalarını titizlikle açığa çıkaran çalışma, Devlet’i tarihsel bağlamından koparan her okumanın aslında hakikat arayışının koşullarını eksilttiğini hatırlatıyor. Platon’un kurduğu düzenin, bir siyasal reçete olmaktan çok; bilginin, adaletin ve ruhun yapısını sınayan bir düşünce deneyi olarak kavranması gerektiğini vurgulayan bu yaklaşım, günümüzün ideoloji yüklü okuma alışkanlıklarına karşı önemli bir felsefi bilinç öneriyor.

Bu sayının üçüncü makalesinde Semra Ağaç Sucu, “Bilincin Nitelikleri Üzerine Panpisişist Bir İnceleme” başlıklı çalışmasıyla zihin felsefesinin en kadim ve tartışmalı yaklaşımlarından biri olan panpsişizmi tarihsel ve kuramsal bir perspektif içinde ele almaktadır. Antik Yunan’dan günümüze uzanan düşünce geleneğini inceleyen çalışma, panpsişizmin yalnızca metafizik bir iddia değil, aynı zamanda bilinç problemini yeniden düşünmeye imkân veren kapsamlı bir ontolojik çerçeve sunduğunu ortaya koymaktadır. Gömülü Teori yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen analizde bilincin metafizik, biyolojik, psikolojik ve fiziksel boyutları kavramsal olarak sınıflandırılmakta; özellikle “duyum” kavramının panpsişist bilinç anlayışının çekirdeğini oluşturduğu ileri sürülmektedir. Bu yaklaşım, bilincin yalnızca insan zihnine özgü bir nitelik olarak değil, varlığın farklı düzeylerinde ortaya çıkan çok katmanlı bir fenomen olarak düşünülmesine imkân vererek yapay zekâ, kuantum bilinç ve çağdaş zihin felsefesi tartışmaları için dikkat çekici bir teorik ufuk açmaktadır.

Bu üç çalışma birlikte okunduğunda, çağımızın en önemli sorularından birinin yalnızca teknolojiyle değil, insanın varlık ve anlam ufkuyla ilgili olduğu daha açık biçimde görünür hâle gelmektedir. Dijital çağın ortaya çıkardığı yeni toplumsal ve düşünsel koşullar, yalnızca davranışlarımızı değil, dünyayı kavrama biçimimizi de dönüştürmektedir. ISophos’un bu sayısı, tam da bu dönüşümün düşünsel haritasını çıkarmaya yönelik mütevazı bir katkı olarak değerlendirilebilir.

ISophos – Editör

Prof. Dr. Şevki IŞIKLI

0